ISSN: 2791-7460
Volume : 6 Issue : 1 Year : 2026

Makaleler Açık Erişimlidir ve Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile Lisanslanmaktadır.

COĞRAFYA, PLANLAMA VE TURİZM STÜDYOLARI - GPT-Studios: 6 (1)
Cilt: 6  Sayı: 1 - Haziran 2026
KAPAK
1. 
GPTS Haziran Kapak
GPTS June Cover
Emine Cihangir
Sayfa 
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRYAL
2. 
Editoryal
Editorial
Emine Cihangir, Kübra Cihangir - Çamur, Mehmet Şeremet
Sayfalar I - VI

ARAŞTIRMA
3. 
Katılımcı Profillerine Göre Turist Rehberliğinde Eğitimsel ve Mesleki Algıların Karşılaştırmalı Bir Analizi
A Comparative Analysis of Educational and Occupational Perceptions in Tourist Guidance According to Participant Profiles
Bilal Furkan Sırım, Orhan Batman, Zeynep Yamaç - Erdoğan
doi: 10.5505/gpts.2026.84856  Sayfalar 1 - 12
Turist rehberliği, turizm endüstrisinde kritik bir role sahip olup belirli bir eğitim ve uzmanlaşma süreci gerektirmektedir. Bu süreci doğrudan deneyimleyen adayların mesleki algılarını anlamak, hem eğitimin niteliğini ölçmek hem de sektörün geleceğine dair kapsamlı stratejiler geliştirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, turist rehberliği ön lisans öğrencilerinin eğitimsel ve mesleki algılarını; üniversite türü, cinsiyet ve sınıf düzeyi gibi demografik değişkenler üzerinden karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitel bir yaklaşımla tasarlanan araştırmada, 28 öğrenci ile mülakat yapılmış ve elde edilen veriler MAXQDA yazılımı kullanılarak derinlemesine incelenerek içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sürecinde 1 ana tema altında 5 alt-tema ve 25 kod oluşturulmuştur. Bulgular; araştırmanın en yüksek frekansına sahip olan 'Eğitim Süresi ve Kolaylığı' kodunun, öğrenciler tarafından ön lisans programının mesleğe hızlı giriş imkânı sunan pratik bir avantaj olarak algılandığını göstermektedir. Bu doğrultuda mesleğe katılımın ön lisans mezuniyetiyle mümkün olması nedeniyle, öğrencilerin lisans eğitimine geçiş motivasyonlarının mesleki bir zorunluluktan ziyade tamamen kişisel akademik hedeflere dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma, ön lisans düzeyindeki turist rehberliği öğrencilerinin algılarını demografik farklılıklar odağında karşılaştırmalı olarak ele alması bakımından literatürde özgün bir konuma sahiptir. Elde edilen bulgular doğrultusunda; yükseköğretim kurumları, sektör temsilcileri, öğrenciler ve araştırmacılar olmak üzere dört farklı paydaş grubuna yönelik akademik ve sektörel gelişim odaklı öneriler sunulmaktadır.

4. 
Dere Koridorlarında Yerleşim Baskısı ve Taşkın Riski: Batman İluh Deresi Üzerinden Bir Mekânsal Değerlendirme
Settlement Pressure and Flood Risk in Stream Corridors: A Spatial Assessment of İluh Stream in Batman
Eda Koçak
doi: 10.5505/gpts.2026.85570  Sayfalar 13 - 26
Kentsel alanlarda taşkın riski; iklim değişikliği, hızlı kentleşme ve dere koridorlarının yapılaşma baskısı altında kalmasıyla giderek artmaktadır. Bu çalışma, Batman kent merkezinden geçen İluh Deresi boyunca taşkın riskinin mekânsal dağılımını incelemeyi ve dere koridorunda gelişen yerleşim dokusu ile taşkın riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada; su baskınına maruz alan haritaları, 2006 yılına ait taşkın verileri, güncel uydu görüntüleri ve planlama kararlarını içeren kurumsal belgeler kullanılmıştır. Çalışma kapsamında Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı mekânsal analiz ve çakıştırma yöntemi uygulanarak taşkın alanları ile mevcut yapılaşma dokusu arasındaki ilişki analitik bir çerçevede değerlendirilmiştir. Ede edilen bulgular, İluh Deresi boyunca taşkın riskinin dere ekseni boyunca lineer bir hat şeklinde yayıldığını ve özellikle dere yatağına yakın alanlarda yoğunlaştığını göstermektedir. Yapılan mekânsal analizler, resmi kurumlarca belirlenen "taşkın alan sınırı" ile 2006 yılında fiilen su baskınına uğramış riskli yapıların mülkiyet odaklı yaklaşımlar nedeniyle tam olarak çakışmadığını ve birçok riskli yapının normatif sınırların dışında bırakıldığını ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, 2007 yılındaki afete maruz bölge kararları ile Karşıyaka Mahallesi'nde yürütülen yaklaşık 0,80 hektarlık rezerv yapı alanı ve kamulaştırma uygulamaları, taşkın riskinin kentsel dönüşüm politikalarıyla ilişkilendirildiğini göstermektedir. Ancak mevcut rezerv alan büyüklüğü, 2006 taşkınından etkilenen 11 mahallelik geniş risk havzası dikkate alındığında noktasal bir tahliye stratejisi olarak kalmakta ve mekânsal açıdan yetersiz kalmaktadır. Çalışma, dere koridorlarında bütüncül planlama araçlarının ve CBS tabanlı risk izleme mekanizmalarının etkin kullanımının taşkın riskini azaltmadaki kritik rolünü vurgulamaktadır.

5. 
TÜBİTAK 2237-A Kapsamında Yürütülen Bilimsel Eğitim Programlarının Coğrafya Öğrencilerinde Disiplinlerarası Yaklaşım Gelişimine Etkisi: Karma Yöntemli Bir Araştırma
The Effect of Scientific Education Programs Conducted Under the TÜBİTAK 2237-A Program on the Development of Interdisciplinary Approaches Among Geography Students: A Mixed-Methods Study
Mücahit Yıldırım
doi: 10.5505/gpts.2026.69783  Sayfalar 27 - 39
Bu çalışma, TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri kapsamında yürütülen disiplinlerarası temelli bir bilimsel eğitim programının, coğrafya öğrencilerinin disiplinlerarası yaklaşım gelişimi ile kişisel ve akademik yeterlikleri üzerindeki etkisini incelemektedir. Araştırma, karma yöntem deseninde tasarlanmış, nicel boyutta ön test–son test modeli, nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 21–24 Ekim 2025 tarihlerinde Samsun'da gerçekleştirilen etkinliğe katılan 14 farklı üniversiteden 30 lisans ve lisansüstü coğrafya öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, etkinlik öncesinde ve sonrasında uygulanan ölçme aracı ile toplanmış, nicel bulgular istatistiksel analizlerle, nitel bulgular ise betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Nicel analiz sonuçları, disiplinlerarası kavramsal farkındalık ve düşünme becerilerini ölçen ölçeklerde ön testten son teste doğru istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğunu göstermektedir (KFDD: d = 2.05; KGÖD: d = 2.42). Bu bulgular, programın yalnızca bilişsel kazanımlar üretmediğini, aynı zamanda öğrencilerin akademik özgüven, öz yeterlik ve disiplinlerarası çalışma kapasitesini de güçlü biçimde geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Nitel bulgular, bu nicel sonuçları destekleyerek disiplinlerarası farkındalık, saha temelli öğrenme, akademik özgüven ve geleceğe yönelik akademik yönelimlerde belirgin bir dönüşüm yaşandığını göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, teorik içerik, saha ve kurum temelli uygulamalar ile disiplinlerarası uzman etkileşimini bütünleştiren bilimsel eğitim programlarının, coğrafya öğrencilerinde disiplinlerarası yaklaşımın gelişimi açısından yüksek düzeyde etkili olduğunu ortaya koymakta ve benzer programların coğrafya eğitimi müfredatlarına entegre edilmesinin önermektedir.

6. 
Turizm Rehberliği Öğrencilerinin “Müze” Kavramına İlişkin Algılarının Metaforlar ile İncelenmesi
Examining Tourism Guidance Students' Perceptions of the Concept of “Museum” Through Metaphors
Arzu Balıkoğlu, Hasret Ulusoy - Mutlu
doi: 10.5505/gpts.2026.52296  Sayfalar 40 - 53
Araştırmanın amacı, turizm rehberliği bölümü öğrencilerinin müze kavramına ilişkin metaforik algılarını tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda turizm rehberliği bölümü öğrencilerinden müze kavramına ilişkin metafor üretmeleri beklenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümünde tüm sınıflarda öğrenim gören 183 öğrenciden oluşmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımının benimsendiği araştırmada, fenomenolojik (olgubilim) desen tercih edilmiştir. Yarı yapılandırılmış bir soru formu oluşturulmuş ve veri toplama aracı olarak bu form kullanılmıştır. Oluşturulan soru formunda demografik sorular bulunmakla birlikte açık uçlu bir soru da yer almaktadır. Veri toplama aşamasında öğrenciler, “Bana göre müze ………………. gibidir. Çünkü………………” ifadesine yanıt vermiş, böylelikle veriler elde edilmiştir. 183 soru formuyla analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen metaforlar gerekçeleri göz önünde bulundurularak ve ortak özellikleri dikkate alınarak kategorilendirilmiştir. Metaforlar; “İletişim ile İlgili Metaforlar”, “Koruma ve Saklama ile İlgili Metaforlar”, “Kültür ve Sanat ile İlgili Metaforlar”, “Eğitim ile İlgili Metaforlar”, “Doğa ile İlgili Metaforlar”, “Tarih ile İlgili Metaforlar”, “Toplama ve Biriktirme ile İlgili Metaforlar” ve “Yer Belirtme ile İlgili Metaforlar” olmak üzere sekiz kategori altında yer almaktadır. Metaforlara ilişkin frekans ve yüzde değerler, en çok geliştirilen metaforun “tarih” olduğunu göstermektedir. “Tarih” metaforunu “okul”, “ayna” ve “zaman makinesi” metaforları takip etmektedir. Araştırma bulgularından hareketle, kategoriler bağlamında müzelerin işlevlerine vurgu yapıldığı ifade edilebilmektedir. Bu durum, öğrencilerin, müzelerin temel rol ve işlevlerine ilişkin bilgi sahibi oldukları görüşünü desteklemektedir. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda gelecekte yapılacak araştırmalara ilişkin öneriler sunulmuştur.

7. 
Turizm Sektörü Çalışanlarının Kurumsal Prestij Algılarının İş Tatmini Üzerindeki Etkisi ve Demografik Özellikler Açısından İncelenmesi
Examining the Effect of Perceived Corporate Prestige on Job Satisfaction and Its Differences in Terms of Demographic Characteristics among Tourism Sector Employees
Bayram Kırmızıgül, Berna Ercan
doi: 10.5505/gpts.2026.03164  Sayfalar 54 - 64
Turizm, emek-yoğun bir sektör olması ve dolayısıyla da insan ilişkilerinin hizmet kalitesinde belirleyici olduğu bir yapıya sahip olması sebebiyle, çalışanların tutum ve davranışlarının işletme başarısını doğrudan etkilediği bir nitelik taşımaktadır. Çalışanların kurumsal prestij algıları ile iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişki ise örgütsel davranış literatüründe ve özellikle de hizmet üreten sektörlerde önem kazanan araştırma konularından biri durumuna gelmiştir. Bahsedilen önemine dayanarak yapılan bu araştırmada, turizm sektörü çalışanlarının kurumsal prestij algılarının iş tatmini üzerindeki etkisini incelenmesi ve kurumsal prestij algısının demografik özelliklere göre anlamlı düzeyde farklılık gösterip göstermediğini belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında İstanbul ilinde turizm işletmesi niteliği taşıyan firmalarda çalışan katılımcılar ile yüz yüze anketler yapılmış ve bu anketlerden 397 adedi analiz edilmek üzere değerlendirilmeye alınmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS ve AMOS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgulara göre çalışanların kurumsal prestij algıları ile iş tatmini düzeyleri arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Regresyon analizi sonuçları ise kurumsal prestij algısının iş tatmini üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı düzeyde bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca çalışanların kurumsal prestij algılarının cinsiyet, eğitim düzeyi, statü, iş tecrübesi ve gelir durumlarına göre anlamlı düzeyde farklılıklar gösterirken; medeni durum ve yaş değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde bir farklılık göstermediği şeklinde bulgulara ulaşılmıştır. Ulaşılan bulgular doğrultusunda, turizm işletmelerinde çalışanların kurumsal prestij algılarının güçlendirilmesinin iş tatmini düzeylerini artırabileceğine dikkat çekilerek, turizm sektörüne ve turizm akademisyenlerine öneriler sunulmuştur.

8. 
Safranbolu'da uzun dönemli sıcaklık ve yağış eğilimleri ile yapısal kırılmalar (1923–2023)
Long-term temperature and precipitation trends and structural breaks in Safranbolu (1923–2023)
Cemil İrdem, Selinay Atay
doi: 10.5505/gpts.2026.93063  Sayfalar 65 - 86
Bu çalışma, Safranbolu’da (Türkiye) 1923–2023 dönemindeki uzun dönemli sıcaklık ve yağış eğilimlerini CRU TS grid veri seti kullanarak incelemektedir. Minimum (Tmin), ortalama (Tmean) ve maksimum (Tmax) sıcaklıklar ile toplam yağış serileri Mann–Kendall testi, Sen eğim tahmincisi, doğrusal regresyon ve Pettitt değişim noktası testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca, anomal yıllar ampirik %10 ve %90 persentil eşikleri kullanılarak belirlenmiştir. Yıllık sıcaklık serilerinin tamamında istatistiksel olarak anlamlı ısınma eğilimleri saptanmıştır (p < 0.001). En güçlü artış Tmin serisinde (0.015 °C yıl⁻¹), ardından Tmean (0.014 °C yıl⁻¹) ve Tmax (0.012 °C yıl⁻¹) serilerinde gözlenmiştir. Yapısal kırılma analizleri, Tmin için 1993, Tmean ve Tmax için ise 1997 yıllarında daha sıcak koşullara geçişi işaret eden rejim değişikliklerini ortaya koymuştur. Mevsimsel ölçekte Tmin artışları kış (0.020 °C yıl⁻¹) ve yaz (0.019 °C yıl⁻¹) mevsimlerinde en yüksek düzeye ulaşırken, sonbaharda Tmean ve Tmax eğilimleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Yıllık yağış serisi zayıf ancak anlamlı bir artış eğilimi göstermiştir (1.1 mm yıl⁻¹; p = 0.002) ve 1957 yılında belirgin bir yapısal kırılma tespit edilmiştir. Mevsimsel ölçekte anlamlı yağış artışları yalnızca ilkbahar (0.479 mm yıl⁻¹) ve yaz (0.567 mm yıl⁻¹) dönemlerinde belirlenmiştir. Persentil tabanlı analizler, 1990’lardan sonra sıcak anomalilerin sıklığında belirgin bir artış ve özellikle Tmin serisinde 2000 sonrası anomal derecede sıcak yılların kümelendiğini göstermiştir. Son yıllarda anomal derecede yağışlı yılların sayısında da artış gözlenmiş olmakla birlikte, yağış değişkenliği yüksek düzeyde kalmıştır. Bulgular, İç Batı Karadeniz Bölümü’nde gece sıcaklıklarının belirgin şekilde arttığını ve sıcaklık anomalilerinin zamansal dağılımında önemli değişimler meydana geldiğini ortaya koymaktadır.

9. 
Otobüs Yolcularının Müşteri Sadakatini Oluşturmada Çevre ve Güvenlik Algılarının Rolü
The Role of Environmental and Safety Perceptions in Forming Customer Loyalty of Bus Passengers
Hasan Kamacı
doi: 10.5505/gpts.2026.85057  Sayfalar 87 - 102
Motorlu taşıt kullanımının hızla artması kentsel çevre sorunlarını derinleştirmekte, sürdürülebilir ulaşım alternatiflerine yönelik toplumsal ilgiyi güçlendirmekte ve toplu taşıma hizmetlerinde müşteri sadakati kavramının akademik ve uygulamalı önemini artırmaktadır. Bu çalışma, otobüs yolcularının çevresel fayda algısı ve güvenlik algısının müşteri sadakatine etkisini, algılanan değerin merkezî aracılık rolü çerçevesinde bütünleşik bir yapısal model aracılığıyla incelemektedir. Araştırma, nicel ve kesitsel bir desenle tasarlanmış; veriler kolayda örnekleme yöntemiyle 236 katılımcıdan yapılandırılmış ve kendi kendine yanıtlanan bir anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Ölçüm modeli Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile sınanmış; kurgulanan yapısal ilişkiler Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile test edilmiş, dolaylı etkilerin anlamlılığı 5.000 yeniden örneklemeli bootstrap tabanlı aracılık analizleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, iki öncül arasında belirgin bir ayrışma ortaya koymaktadır. Çevresel fayda algısı müşteri sadakatini yalnızca algılanan değer üzerinden etkilemekte; bu durum bir tam aracılığa işaret etmektedir. Güvenlik algısı ise hem doğrudan bir etki hem de algılanan değer üzerinden dolaylı bir etki ortaya koyarak kısmi bir aracılığı yansıtmaktadır. Kurulan model, yolcu sadakati varyansının %81'ini açıklayarak algılanan değerin sadakat oluşum sürecindeki merkezî konumunu vurgulamaktadır. Bu bulgular, çevresel ve güvenlik algılarının sadakate dönüştüğü farklı mekanizmaları açıklığa kavuşturmakta; toplu taşıma yöneticileri ve politika yapıcılar için çevresel sürdürülebilirlik ile güvenlik yatırımlarının uzun vadeli yolcu sadakatinin kazanılmasındaki stratejik rolüne ilişkin uygulanabilir öneriler sunmaktadır.

10. 
Aşırı Turizm Konulu Bilimsel Yayınların Bibliyometrik Analizi: R-Biblioshiny
Bibliometric Analysis of Scientific Publications on Overtourism: R-Biblioshiny
Yusuf Çuhadar, Utku Ongun
doi: 10.5505/gpts.2026.79553  Sayfalar 103 - 115
Aşırı turizm, sürdürülebilir olmayan kitlesel turizm faaliyetlerinin hızla yaygınlaşması ve bu faaliyetlerin turizm amacıyla kentsel, kırsal ve kıyı alanlarının olumsuz biçimde kullanılmasına yol açmasıyla ilgili artan kaygıların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, aşırı turizm kavramına yönelik akademik literatürün gelişim dinamiklerini, tematik yapısını ve kavramsal evrimini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada, 2017-2025 yılları arasında Web of Science veri tabanında yayımlanan ve “overtourism” anahtar kelimesini içeren İngilizce makaleler bibliyometrik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analiz kapsamına alınan toplam 533 makale, R programlama dili tabanlı Bibliometrix paketi ve Biblioshiny arayüzü kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, aşırı turizm literatürünün son yıllarda yüksek bir büyüme ivmesi yakaladığını ve özellikle 2020 sonrası dönemde akademik ilginin belirgin biçimde arttığını göstermektedir. En üretken dergilerin başında Sustainability, Journal of Sustainable Tourism ve Current Issues in Tourism yer alırken; İspanya, İtalya ve İngiltere literatüre en fazla katkı sağlayan ülkeler olarak öne çıkmaktadır. Anahtar kelime analizleri, aşırı turizm, sürdürülebilirlik, kentsel turizm, taşıma kapasitesi, COVID-19 ve Airbnb gibi kavramlarla güçlü biçimde ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır. Tematik evrim ve faktör analizleri, literatürün başlangıçta kavramsal tanımlamalar ve taşıma kapasitesi odaklıyken, zamanla yönetişim, sosyal etkiler, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma eksenlerine doğru genişlediğini göstermektedir. Sonuç olarak, aşırı turizm araştırmalarının disiplinlerarası bir yapıya evrildiği, sürdürülebilir turizm politikaları ve destinasyon yönetimi bağlamında önemli araştırma fırsatları sunduğu değerlendirilmektedir.

11. 
Türk Dünyasının Tarihi ve Kültürel Mirası Üzerine Yapay Zeka Tarafından Üretilen Turizm Bilgilerinin Karşılaştırmalı Analizi
A Comparative Analysis of AI-Generated Tourism Information on the Historical and Cultural Heritage of the Turkic World
Ahmet Selçuk Gürkan
doi: 10.5505/gpts.2026.30316  Sayfalar 116 - 131
Bu çalışma, büyük dil modeli tabanlı yapay zeka sistemleri olan ChatGPT ve Google Gemini’nin, Türk Dünyası’nın tarihi ve kültürel mirasına ilişkin turizm odaklı bilgi üretme biçimlerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Nitel araştırma deseninde tasarlanan çalışmada karşılaştırmalı doküman analizi ve tematik içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Ocak 2026’nın aynı haftasında, aynı dil ayarları kullanılarak her iki sisteme de aynı Türkçe soru seti yöneltilmiş ve elde edilen metinsel çıktılar dijital dokümanlar olarak değerlendirilmiştir. Yanıtlar, bilgi kalitesi literatüründen hareketle oluşturulan ve çalışma kapsamında geliştirilen kodlama çerçevesi doğrultusunda tarihsel doğruluk, kültürel temsil, bilgilendirici ve yönlendirici kapasite, güncellik ve tutarlılık boyutlarında analiz edilmiştir. Bulgular, ChatGPT yanıtlarında kurumsal dokümantasyon, kaynak izlenebilirliği, rota önerileri ve lojistik ayrıntılar üzerinden daha yapılandırılmış bir bilgi sunumunun öne çıktığını göstermektedir. Google Gemini yanıtlarında ise tarihsel süreklilik, kültürel bağlam, deneyimsel anlatım ve kavramsal bütünlük vurgusu daha belirgin hale gelmiştir. Bu nedenle iki sistem, turizm bilgisi üretiminde birbirinden farklı fakat tamamlayıcı bilgi yapılandırma eğilimleri sergilemiştir. ChatGPT çıktıları uygulanabilir planlama adımlarını görünür kılarken, Gemini çıktıları kültürel anlamlandırma ve bütüncül miras anlatısı açısından dikkat çekmiştir. Bununla birlikte ChatGPT yanıtlarında yerel kültürel farklılıkların derinlemesine işlenmesi sınırlı kalmış, Gemini yanıtlarında ise pratik seyahat planlaması ve kaynak şeffaflığı daha genel düzeyde sunulmuştur. Kültürel duyarlılık açısından her iki sistemde de açık biçimde sorunlu ya da dışlayıcı ifadelere rastlanmamıştır. Ancak yerel özgüllük, doğrulanabilirlik ve bağlamsal derinlik bakımından geliştirilmesi gereken alanlar bulunmaktadır. Sonuçlar, büyük dil modeli tabanlı sistemlerin miras odaklı turizm bilgisi üretiminde işlevsel katkılar sunabildiğini, ancak bu bilgilerin eleştirel doğrulama ve yerel bağlamsallaştırma süreçleriyle desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

LookUs & Online Makale