Makaleler Açık Erişimlidir ve Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile Lisanslanmaktadır.
| KAPAK | |
| 1. | Kapak Aralık25 Cover December25 Mehmet ŞeremetSayfa I |
| 2. | Editoryal Editoryal Mehmet ŞeremetSayfalar II - VI |
| TAM SAYI | |
| 3. | Tam Sayı Full Issue Emine Cihangir, Mehmet Şeremet, Kübra Cihangir ÇamurSayfalar VII - VIII |
| ARAŞTIRMA | |
| 4. | Yapay Zeka Tabanlı Uygulamaları Turizm Öğrencileri Hangi Amaçlarla Kullanıyor? How Do Tourism Students Benefit from AI-Based Applications? Damla Buse Tıraş, Ali Dalgıçdoi: 10.5505/gpts.2025.58076 Sayfalar 75 - 85 Bu çalışmada, turizm öğrencilerinin yapay zekâ tabanlı uygulamaları hangi amaçlarla kullandıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Hayatın her alanında kullanılmaya başlanan bu uygulamaların kullanımı eğitim sektöründe de artarak devam etmektedir. Özellikle, öğrencilerin hangi amaçlarla bu tür uygulamaları kullandıkları merak edilen konulardan biri olmuştur. Bu nedenle, bu araştırma derinlemesine bilgiler elde edebilme adına nitel bir araştırma olarak dizayn edilmiştir. Veri toplama tekniği olarak görüşme yöntemi tercih edilmiştir. Görüşme formu yarı yapılandırılmış olarak ilgili literatürde yer alan araştırmalardan yararlanılarak oluşturulmuştur. Görüşmeler yüz yüze olarak gerçekleştirilmiş olup toplamda 39 kişi ile görüşme yapılmıştır. Veriler, 15-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin analizi içerik ve betimsel analiz yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, dil, dersler, çeviri, destinasyonlar, medeniyetler gibi konularda turizm öğrencilerinin yapay zekâ tabanlı uygulamalardan destek aldığı söylenebilir. Ayrıca, bu tür uygulamaların turizm öğrencilerine kolaylık, zaman tasarrufu ve ayrıntılı bilgi elde etme konularında fayda sağladığı belirtilebilir. Yapay zekâ tabanlı uygulamaların öğrencilerin zihninde genellikle “kolaylık”, “bilgi” ve “ulaşabilirlik” gibi kelimelerle örtüştüğü belirtilebilir. Öğrencilerin yapay zekâ tabanlı uygulamaları daha verimli kullanabilmeleri için eğitim kurumlarının eğitim vermesi ve ücretsiz bir şekilde uygulamalara girişi desteklemesi gerektiği hususları ön plana çıkmıştır. Bulgulardan hareketle, eğitim kurumlarının öğrencileri uygulamaları kullanabilmesi konusunda eğitmesi gerektiği öncelikli olarak önerilmektedir. Bu uygulamaların eğitim sistemi içerisine alınması ve fiziki alanların yapay zekâ tabanlı uygulamalarını kullanma kolaylığı olabilecek şekilde dizayn etmeleri diğer bir öneridir. |
| 5. | Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci ile Elektrikli Araç Şarj İstasyonları için Uygun Alan Yer Seçimi: Balıkesir Örneği Suitable Area Location Selection for Electric Vehicle Charging Stations with Fuzzy AHP: Balıkesir Example Mete Korhan Özkök, Gamze Karadaş, Esra Öztürk, Ilker Orucdoi: 10.5505/gpts.2025.13007 Sayfalar 86 - 100 Elektrikli araçların (EV) küresel ölçekte hızla yaygınlaşması, kullanıcıların 'menzil kaygısını' en aza indirmek ve sürdürülebilir kentsel hareketliliği desteklemek amacıyla şarj altyapısının stratejik olarak planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, 2020-2024 yılları arasında EV sayısındaki %1895'lik dikkat çekici artışın mevcut ağı zorladığı Balıkesir, Türkiye'deki kritik arz-talep dengesizliğini ele almaktadır. Çalışmanın temel amacı, merkezi Karesi ve Altıeylül ilçelerinde yeni EV şarj istasyonları için en uygun yerleri belirlemektir. Bu süreci incelemek için, Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (Bulanık AHP) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri'ni (CBS) bütünleştiren hibrit bir metodoloji kullanılmıştır. Kapsamlı bir literatür sentezinden türetilen ve nüfus yoğunluğu, trafik yoğunluğu, ana yollara yakınlık gibi unsurları içeren sekiz kriter, karar verme sürecindeki doğal öznelliği yönetmek amacıyla Bulanık AHP ile ağırlıklandırılmıştır. Sonuçlar, ana yollara yakınlığın (0,239), nüfus yoğunluğunun (0,217) ve trafik yoğunluğunun (0,116) en etkili faktörler olduğunu ortaya koymuştur. Model, güvenilirliğini kanıtlayan yüksek bir tutarlılık oranı (CR = 0,01753) elde etmiştir. Nihai uygunluk haritası, Altıeylül ve Oruçgazi gibi merkezi mahalleleri, yüksek uygunluk puanları ve düşük mevcut şarj istasyonu yoğunlukları nedeniyle yüksek öncelikli yatırım bölgeleri olarak tanımlamıştır. Bu araştırma, yerel yönetimler ve özel yatırımcılar için sağlam, veri odaklı bir karar destek aracı sunarak, kaynakların verimli tahsisi ve Balıkesir'in sürdürülebilir EV şarj altyapısının etkin bir şekilde genişletilmesi için stratejik bir yol haritası sağlamaktadır. |
| 6. | Afetlere karşı Doğa Temelli Çözümler: Kırıkkale örneği Nature-Based Solutions for disaster resilience: The case of Kırıkkale Osman Sarı, Ozge Yalciner Ercoskundoi: 10.5505/gpts.2025.46330 Sayfalar 101 - 119 Günümüzde hızlı kentleşme ve iklim değişikliğinin etkileriyle afetlerin sıklığı ve yarattığı tahribat artmaktadır. Bu durum kentlerin afet dirençli şekilde planlanması gerekliliğini göstermektedir. Geleneksel çözümlerin etkisini kaybetmesi ve yetersiz kalması nedeniyle doğa temelli çözümler (DTÇ) kavramı önem kazanmaktadır. DTÇ’nin başlıca hedefi ise sosyal, ekonomik ve çevresel sorunları bütüncül bir şekilde ele alıp sürdürülebilir çözümler üretmektir. Dirençlilik kavramı ise; afet sonrasında kentlerin uyum sağlayarak hızlı toparlanma ve sürdürülebilir gelişimini devam ettirebilme becerisi olarak tanımlanmaktadır. Afetlere karşı doğa temelli çözümler oluşturmak, dirençli kentler inşa edebilmek için büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmada da DTÇ kavramının gelişimi ve uygulamaları ele alınıp dirençli kent oluşturmadaki rolü tartışılmıştır. İlgili literatür incelendiğinde afet risklerinin belirlenmesi ve kentlerdeki riskli alanların tespit edilmesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Çok Kriterli Karar verme (ÇKKV) yöntemlerinin etkili bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. ÇKKV yöntemleri, birçok değişkenin bir arada bulunduğu ve/veya çok sayıda aktörlü karar alma süreçlerinde en iyi seçeneği belirlemek için kullanılmaktadır. CBS ise, çok katmanlı mekânsal analizlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Bu çalışma CBS tabanlı ÇKKV yöntemlerinden ağırlıklı çakıştırma kullanarak Kırıkkale ili için afet risklerinin tespit edilerek bu risklere karşı yerleşik alanlarda doğa temelli çözümler üretmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Kırıkkale ili için öncelikli olarak afet riskleri tanımlanmış, ikinci olarak afet türlerine göre risk analizleri yapılmıştır, risk analizi bulgularına göre yüksek riskli alanların Bahşılı, Sulakyurt, Delice ve merkez ilçelerdeki dik yamaçlarda yoğunlaştığı görülmüştür. Son olarak afet türlerine göre riskli alanlarda doğa temelli çözüm önerileri getirilmiştir. |
| 7. | Çanakkale'de Kentsel Klimatik Konfor Eğilimleri ve Yeşil Alan Yapısının Değerlendirilmesi Assessment of Urban Climatic Comfort Trends and Green Space Structure in Çanakkale Filiz Öner, Faize Sarışdoi: 10.5505/gpts.2025.49469 Sayfalar 120 - 140 İklim değişikliği ve kentleşmenin etkisiyle artan ısı stresi, kentsel dış ortam etkinliklerinde klimatik konforun önemini artırmaktadır. Bu çalışma, Çanakkale’de 1975–2022 dönemine ait sıcaklık, nem, rüzgâr, güneşlenme ve yağış verilerini kullanarak aylık ve günlük klimatik konfor koşullarını Turizm İklim İndisi (TCI) ve Tatil İklim İndisi (HCI) ile değerlendirmektedir. Klimatik konfordaki uzun dönem eğilimler Kendall Tau-b ve Pearson korelasyon testleriyle analiz edilmiştir. Yeşil alanlar, kentlerde dış ortam etkinliklerinin yoğun bir şekilde yapıldığı ve klimatik konfora olumlu etki eden alanlardır. Çanakkale Belediyesi yeşil alan envanteri değerlendirilerek, yeşil alan kapasitesinin klimatik konforu destekleyici etkisi tartışıldı. Çalışma bulgularına göre Mayıs, Haziran ve Eylül ayları “İyi–Mükemmel–İdeal” konfor düzeylerine sahipken; Ocak ve Aralık aylarında yalnızca “Elverişsiz–Marjinal–Kabul Edilebilir” koşullar görülmektedir. Yaz aylarında sıcaklık ve nemin birlikte artması konforu belirgin biçimde düşürmektedir. Son 30 yılda konforlu gün sayılarındaki artış, kentteki ısınma eğilimiyle ilişkilidir. 2020’li yıllarda ideal günlerin genişlemesi olumlu görünse de, artan kentleşme yoğunluğu gelecekte konforu olumsuz etkileyebilir. Nitekim son 20 yılda nüfus %76 artarken, yeşil alan büyüklüğü yalnızca %4,4 artmış; kişi başına düşen yeşil alan ise %40 azalmıştır. Kent ölçeğinde erişilebilirliği artırmak adına küçük-orta ölçekli yeşil alanlara ağırlık verilse de, klimatik konfor ve ekosistem hizmetlerinin desteklenmesi bakımından büyük yeşil alanların artırılması önemlidir |
| 8. | Çıryayla Deresi Jeomorfolojisi ve Çır Şelalesi’nin (Bingöl) Jeoturizm Potansiyeli Geomorphology of the Çıryayla Stream and the Geotourism Potential of the Çır Waterfall (Bingöl, Türkiye) Mahsum Bozdoğan, Gülan Güngör, Fatma Esen, Ergin Canpolat, Cihan Bayrakdardoi: 10.5505/gpts.2025.82574 Sayfalar 141 - 158 Bu çalışma, Bingöl-Ilıcalar yöresinde Çıryayla Deresi boyunca gelişen Çır Şelalesi’nin tektonik-litolojik denetimli oluşumunu ve jeomorfoturizm potansiyelini ortaya koymaktadır. Üst Miyosen volkanitleri ile Paleozoik şistlerin dokanak zonunda, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun (Ilıca segmenti) etkisi altında gelişen şelale; mevsimsel debi değişimleri, eşik morfolojisi ve konumsal özellikleriyle bölgesel morfodinamiğin belirgin göstergelerinden biridir. Bu bağlamda çalışma sahası, hem jeomorfolojik süreçlerin izlenmesi hem de doğal miras değerlerinin değerlendirilmesi açısından dikkat çekici bir örnek sunmaktadır. Yöntem kapsamında 12.5 m çözünürlüklü sayısal yükseklik modeli ve uydu görüntüleri CBS ortamında analiz edilmiş; DJI Mavic 3 Enterprise RTK ile gerçekleştirilen üç uçuş sonucunda Metashape üzerinden ≤10 cm çözünürlüklü DEM ve ortofoto verileri üretilmiştir. Morfometrik incelemelerde Akarsu Uzunluk-Gradyan (SL), Dağ Önü Sinüsite (Smf) ve Vadi Tabanı Genişliği-Yükseklik Oranı (Vf) indisleri ile boyuna ve enine profiller değerlendirilmiştir. Jeomorfoturizm potansiyeli, sosyal medya görünürlüğü, GZFT analizi ve Jeosit Değerlendirme Modeli (GAM) aracılığıyla uzman puanlamaları temelinde sayısallaştırılmıştır. Bulgular, sahada yapısal kontrolün belirleyici olduğunu göstermektedir. Vf değerleri (0.07-0.62) dar ve derin “V” profilli genç vadilere işaret ederken, SL anomalileri (27-2255) dokanak zonu ve faylarla çakışan yüksek akarsu enerjisini ortaya koymaktadır. Smf değerleri (1.21-1.47) doğrusal ve dik dağ cephelerinde süren tektonik yükselimi yansıtmaktadır. GAM sonuçlarına göre bilimsel/eğitsel ve estetik değerler yüksek; turistik alt bileşenler ise altyapı ve bilgilendirme eksiklikleri nedeniyle düşüktür. Çalışma, alanın sürdürülebilir kullanımı için koruma, ziyaretçi yönetimi ve altyapı iyileştirmelerini önermektedir. |
| 9. | Van İlinde 2020-2024 Yılları Arasında Yerli ve Yabancı Turist Suç Mağduriyetinin İncelenmesi: Adli Verilere Dayalı Bir Analiz Domestic and Foreign Tourist Victimization in Van Province (2020–2024): An Analysis Based on Judicial Records Öznur Sidal, Çınar Duyandoi: 10.5505/gpts.2025.76476 Sayfalar 159 - 181 Turizm birçok alt sektörü etkileyen esnek yapıdaki bir endüstridir. Bu sebeple ülke ve bölgelerin gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Turizmin yoğun bir insan hareketliliği ve küresel düzeyde terörizm risklerini barındırması sebebiyle destinasyonların ekonomik başarısı veya başarısızlığı da turistlerin gidilen destinasyona yönelik güvenlik algısı ile ilintilidir. Güvenliğe ilişkin algılar, turistlerin seyahat kararlarını ve destinasyondan duydukları memnuniyeti doğrudan etkilemektedir. Turist güvenliği gerçeğinden yola çıkarak son yıllarda turistlere yönelik işlenen suçlar noktasında suç oranlarında artışın yaşandığı görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, Van ilinde 2020–2024 yılları arasında yerli ve yabancı turistlerin suç mağduriyetlerini adli veriler üzerinden incelemektir.Bu araştırmanın verileri SPSS 21.0 ve Python programlama dili destekli araçlar kullanılarak analiz edilmiş; analizde frekans dağılımları, yüzde oranları ve karşılaştırmalı tablolar kullanılmış; mağdur uyrukları, suç türleri ve karar türleri arasındaki farklar betimsel istatistiklerle ortaya konulmuştur. Bu çalışma kapsamında Van ilinde adli kuruluşlardan dilekçe ile talep edilen toplam 144.730 dosya analiz edilmiş, %102,8 oranla 148.781 dosyanın sonuçlandığı tespit edilmiştir. Analizler sonucunda en çok soruşturulan suçlar sırasıyla hakaret (%17,3), tehdit (%13,66) ve kasten yaralama (%13,05) olmuştur. Yabancı uyrukluların en çok maruz kaldığı suçlar kasten ve taksirle yaralamadır. Göçmenlerin adli süreçlere erişimde yaşadığı sorunlar, düşük Conviction oranlarına yansımıştır. Bulgular, göçmenlere yönelik adli desteklerin artırılması ve yerel güvenlik politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. |
| 10. | Tur Deneyimlerinde Ortak Yaratım Değerini Keşfetmek: Bibliyometrik Bir Yaklaşım Exploring Co-Creation Value in Tour Experiences: A Bibliometric Approach Neşe Yılmaz, Gaye Deniz, Engin Pişkindoi: 10.5505/gpts.2025.43534 Sayfalar 182 - 194 Ortak değer yaratımı (co-creation) kavramı, deneyim, etkileşim ve aktif katılım ile olan yakın ilişkisi nedeniyle turizm araştırmalarında giderek artan bir ilgi görmektedir. Bu kuramsal temelden hareketle, bu çalışma turist turları bağlamında ortak değer yaratımını ele alan akademik araştırmaları sistematik olarak incelemek amacıyla bibliyometrik bir yaklaşım benimsemektedir. Web of Science veri tabanından elde edilen toplam 420 makale, yayın eğilimlerini, önde gelen dergileri, etkili yazarları, önemli kurumları, katkı sağlayan ülkeleri ve sık kullanılan temaları belirlemek amacıyla analiz edilmiştir. Bulgular, ortak değer yaratımı literatürünün entelektüel yapısını ve zaman içindeki gelişimini ortaya koymakta; kavramın tur bazlı turizm araştırmalarında nasıl kavramsallaştırıldığını ve operasyonelleştirildiğini göstermektedir. Analiz sonuçları, ortak değer yaratımının, turlar sırasında daha derin bir etkileşim, katılım ve kişiselleştirme sağlayarak turist deneyimlerini zenginleştirmede önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, ortak değer yaratımının inovasyonu destekleyerek, hizmet kalitesini artırarak ve sürdürülebilir turizm uygulamalarını teşvik ederek destinasyonların rekabet avantajına katkı sağladığı vurgulanmaktadır. Bu çalışma, turist turlarında ortak değer yaratımı araştırmalarının akademik gelişimini anlamaya yönelik kapsamlı bir kuramsal çerçeve sunmakta; aynı zamanda turizm uygulayıcıları ve tur operatörleri için daha katılımcı, özgün ve sürdürülebilir tur deneyimleri tasarlamalarına rehberlik eden pratik çıkarımlar sağlamaktadır. |
| DERLEME | |
| 11. | Sürdürülebilir Turizmde Yönetişim Uygulamaları: Brezilya'nın Bonito kentindeki “Tek Kupon” Sistemine İlişkin Vaka Temelli Bir Belge İncelemesi Governance Practices in Sustainable Tourism: A Case-Based Documentary Review on the “Single Voucher” System in Bonito, Brazil Eren Gönüldoi: 10.5505/gpts.2025.24008 Sayfalar 195 - 205 Bu çalışma, Brezilya’nın Bonito kentinde uygulanan “Tek Voucher (Single Voucher)” sistemini, sürdürülebilir turizm bağlamında yenilikçi bir destinasyon düzeyinde yönetişim mekanizması olarak incelemektedir. Sistem, yalnızca teknik ya da idari bir araç olarak değil; kamu kurumları, özel turizm işletmeleri ve yerel topluluk aktörleri arasındaki koordinasyon, şeffaflık ve hesap verebilirliği yeniden yapılandıran kurumsal bir düzenleme olarak ele alınmaktadır. Hibrit ve çok ölçekli yönetişim perspektifine dayanan çalışma, dijital aracılı sistemlerin karmaşık turizm destinasyonlarında kolektif düzenlemeyi nasıl mümkün kıldığını açıklamayı amaçlamaktadır. Yöntemsel olarak araştırma, vaka temelli doküman incelemesi ile sistematik doküman analizini bir arada kullanarak “Tek Voucher” sisteminin kurumsal tasarımını ve işleyiş mantığını analiz etmektedir. Bulgular, sistemin fiyat standardizasyonu, taşıma kapasitesi kontrolü, mali şeffaflık ve gerçek zamanlı dijital izleme gibi mekanizmalar aracılığıyla yönetişim işlevlerini günlük turizm işlemlerine doğrudan entegre ettiğini göstermektedir. Bu sayede bireysel piyasa işlemleri, düzenleyici normların ve hesap verebilirlik süreçlerinin tutarlı biçimde uygulandığı kolektif yönetişim araçlarına dönüşmektedir. Analiz sonuçları aynı zamanda “Tek Voucher” sisteminin kurumlar arası iş birliğini güçlendirdiğini, adil ve izlenebilir gelir dağılımını teşvik ettiğini, vergi uyumunu artırdığını ve veri temelli karar alma ile kurumsal öğrenme yoluyla çevresel korumayı desteklediğini ortaya koymaktadır. Yerel bağlamın ötesinde Bonito örneği, teknoloji destekli yönetişim yaklaşımının ekonomik verimlilik ile sosyal sorumluluk ve ekolojik sürdürülebilirliği nasıl uyumlaştırabildiğini göstermektedir. |